Serencam
'Defterlerim karalamalarla doldu.
O kelimeyi bulma çabası,
Onu kelimelerle buluşturmak çabam.'
Sana dünyayı anlattığım gibi
Seninle dünyayı tanımak istiyorum.
Damarlarımda uzunca süredir hissetmediğim bir heyecan
Zira sana ait neler var bilmiyor oluşum duvarlarımı alçaltmamı müsait kılıyor.
Günü kızılcık ile sonlandırırken seninle bir sofada günlerce susabilirim.
Ardında saklı nehirler ve derin dipsiz karanlıklar da vardır
mutlaktır savaşların ve kanının akıtıldığı
Ancak ahşap duvarlarımdaki yalnız çınarı titreten bu rüzgar
en son hangi baharda esti hatıramda yeri yok.
Seni bilmezdim
Senden geçer oldum
Oysa ne de çok bahsedildi dünya
Ey nazına güneşin seyre daldığı
Uğruna kamerin bile dönüp dolandığı yaşam
Kutsal olan nedir ki bunca savuruluşun içerisinde
Daldığım onca cümbüşün
Eni konu yerlerine
Gelip durma her yere benimle
Aldanmış bir ağaç gibi
Açtırıp çiçeklerimi döktürme
Keza
Bunca kavgada
Sana denk düştüysem
Bunda
Kime ne kusur bulurum
Çekiminin beni hangi yerle yeksan ettiğini bilmiyorum
Kimseye çarpmamış olma talihsizliği
Nâdan eder elbet
Keza bir yükseliş ancak ve mutlaka
Kalabalıktan var olur
Niyeyse
Bana sorulmayan soruları
Belki de kimseden öğrenmeden
Çocukça bir merakla söyleyişin..
Yine tümcem
Kelimeler doğurdu
Benmişim meğer
Kendini bir hezeyana boğan
Bir garip kuş sevdasına
Dallara ve tomurcuklara uzatan

.jpg)
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder