düşenler

Havada ağır bir yağmur var 

Bulutların telaşı bile insanın nefeslerini sayılı hale getiriyor 

Nereden mi biliyorum

Kahvenin ve sigaranın dumanı denk düşmüyor penceremde

Halbuki 

Cama biriken damlalar

Yüreğimle eşdeğer düşüyor avuçlarıma 


İçimde bir his 

Tutup yakalıyor beni en derin kabuslardan 

En serin rüyalarda 

An be an anlatasıma denk düşüyor gündeliğim

İçimde bir korku 

Nereden geldiği belli olmayan benliğime nereye varamayacağı konusunda yol gösteriyor 


Burada nefesim ve yüreğim sert metalle buluşuyor 

Sokaklarında zamane telaşlarım kalmış gibi arıyor gözlerim

Kime baksam boşa düşüyor 

Süzdüğüm bu yerlerden hiçbirinde değil aradığım 

Zira avının peşinde koşan bir hayvan gibi savrulup durdum hep 

Oradan buradan kalma tanıdık temaslar

Beni bir akşamüstü  bu telaşlı gözlem yerine koyan 


Elbet ben de farkındayım 

Telaşımın bir yanıtı olmadığını

Belki de henüz 

Kim ne zaman cevap arar ise 

Zamana denk düşen bir cevabı bulamayacak 

Bu şehirde bazı şeyler kabul edilir 

Eşrafın ağzından çıkıp dökülen hiçbir şeye inanmamayı öğrenmiştim çocukken 

Üstünden neler geçtiği oturup konuşulabilir 





Şehrin grisinin başlangıcı olmasa bile 

Curcunasından nasibini almış en gözde yerini buluyorum

Kalabalıklayım 

Ne ayrı ne beraber

Yorumlar

Popüler Yayınlar