İmge

Kendimi ne ile bir tuttuğumu bilmiyordum

Sabah çarşaf bir denizle

Kayalıklara sırtımı yaslamıştım  

Limanın acele uyanışı başlamıştı bile

Ardımda lacivert önümde ince bir pembe çizgi ile uzanan gökyüzü adım adım güneşin yükselişini anlatıyordu tek söz etmeden

Sanki konuşsam bir şeyler eksilecek 

Sanki benim sesim çıktığında bütün sesler anlamını yitirecekti 

Susmak bu gündelik ancak yine de güzel tecrübeyi pekiştiren bir şeydi 

Bir süre izlemeye çalıştım bu serencameyi 

Çalıştım çünkü zamanım yoktu

Zaten en son neye zamanımız vardı çok nadir hatırlarım 

Bu yalnızca bana muktedir bir şey değildir mutlaka

Nerden baksan en az 100 insanın zamanı yoktur böyle şeylere

O anın kıymetini bilmeme rağmen 

Elimde olmayan

Beni peşi sıra sürükleyen

Boynumdan tutup beni yerlere vuran şeyler var 

Sabah selamlaşmasının ardından girdiğim dükkanda tazecik hatta tavşan kanı diyerek bahsedilen

Ancak ne anlamını ne de farkını bildiğim bir çay istiyorum

Etrafım betonlaşmaya karşı koymaya çalışan 

Ne yazık ki ömrü çoktan geçmiş ahşap eşyalarla kaplı

Daha oturmadan gıcırdamaya başlayan sandalyeyi çekiyorum kendime

Sessizliğin narin yapısı bozulmadı tüm bunlara rağmen

Onu ancak farkında olmadan bozuyorum

Farkında olarak yaptığım hatalarım gülümsüyor ensemde

Boğazımda biriken hiçbir şey yok ona zarar verecek

Sıcak ancak sıcaklığını kendi içinde hissettirmeyen o tavşan kanı çaydan bir yudum alıyorum

Bir şeyler söylemem gerekiyor gibi hissediyorum

Sessizliğe zarar vermek gerekir diyorum içimden

Ancak içimde bir savaş veriyor bu cümle

Yüreğimden zihnime 

Saçlarımdan parmak uçlarıma kadar dolaşıyor

Kaybettiği için mi yoksa yalnızca uğraşmak istemediğim için mi emin değilim ama

Kayboluyor

Kafamın içinde 

Yüreğimin terazisinde tartmak istediğim tek bir şey bile yok

İçim dingin bir okyanus değil elbette

İçimde kaynayan

Yer yer köpüren bir şeyler var

Bir şeyler zira

Tanıma ve kelimelerin sınırına sıralamak bütün bu olanları gerçekleştirmeye müsaade etmek 

Onlardan bahsetmem dolabımdaki canavarları uyandırmak gibi

Penceremin önünde başlayıp şehri telaşa sürükleyen bu sağanağa izin veren benim sanki

Oysa yalnızca cama vuran damlaları izlemekti tüm telaşem.




Yorumlar

Popüler Yayınlar